KARABÜK ŞİRİNEVLER İLKOKULU 4 - A SINIFI WEB SİTESİ
 
GÖNÜL ÇİÇEKLERİ
"sevginin ötesinde..."  
  ANA SAYFA
  ATATÜRK
  KARABÜK
  OKULUMUZ
  ÖĞRETMENİMİZ
  SINIFIMIZ
  ALBÜM
  GÖNÜL ÇİÇEKLERİ
  DOĞUM GÜNLERİ
  ETKİNLİKLERİMİZ
  SINIFIMIZIN YILDIZLARI
  HAFTALIK DERS PROĞRAMI
  100 TEMEL ESER
  2. SINIF DOSYASI
  BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR
  OYUNLAR
  AH BİR ÇOCUK OLSAYDIM...
  GENEL KÜLTÜR
  İL İL TÜRKİYE'M
  SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİM
  => Güzel Sözler
  VELİLER İÇİN
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
.



"GÖNÜL ÇİÇEKLERİ" SAYFAMIZ YENİLENDİ... *************************************************************** DÜŞÜNCE VE ÖNERİLERİNİZİ ZİYARETÇİ DEFTERİNE YAZABİLİRSİNİZ...































NAME="aba_MediaPlayer">

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİM

 

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİM

"Bak ibret al, yere düşen yaprağa; 
O da yüksekten bakardı, bir zamanlar toprağa..."

 

BENİM BALONLARIM VARDI

Benim balonlarım vardı,
Onları kimler aldı?
Mutlu bayramlar vardı,
Kimbilir nerde kaldı!..

Dostumdu benim balonlar,
Çocuklar beni anlar,
O çocuklar ve o balonlar...

O çocuk yüzlü bayramlar şimdi nerdeler?
Hani nerde o ışıklar, çocuksu sevgiler?
Gitti mi yoksa yine gelir mi o günler?
Nerde kaldı masallar, sevgiler, günler?..

Söylenen bütün masallara inanırdık,
Onlar mı bizi kandırdı biz mi aldandık,
Bayramları bekler bayramları yaşardık,
Bayramlar mı eskidi bizler mi yaşlandık?..

Benim balonlarım vardı,
Onları kimler aldı?
Mutlu bayramlar vardı,
Kimbilir nerde kaldı!..


 Yine aralık... Yine 3 Aralık... Bu özlem hiç bitmeyecek, hiç!... 
--- Biricik Volkan'ıma ---

SEN YOKSUN
Sensizliğin sabahındayım şimdi,
Her yer sensiz,
Her yer karanlık...
Sanki hiç gün doğmamış üzerime,
Hiç doğmamış güneş...
Yüreğim suskun,
Yüreğim çaresiz,
Bendeki sensizliğe, ağlıyor...
Sensizliğin sabahındayım şimdi,
Senden geriye hasret kalıyor,
Sonu olmayan hülyalar...
Bir türlü bitmeyen gece...
Bir türlü bitmeyen yol...
Hep gün batımları,
Hep karanlıklar...
Sensizliğin sabahındayım şimdi,
Bir boşluk var yüreğimde,
SEN YOKSUN DİYE
...


 

HAYATA BAKIŞ

 
            Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşusu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına, Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.” demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş.
             Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış. Bak” demiş kocasına, Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?..” “Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim.” diye cevap vermiş kocası.
              Hayatta da böyle değil midir? Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini eleştirmeden ve hemen yargılamaya başlamadan önce kendi durumumuza bakmak ve “iyi” olanı görmeye hazır olup olmadığımızı fark etmek güzel bir fikir olabilir.

 



ÖĞRETMENİME

(Bu şiiri yazan bir öğrencinin öğretmeni durumuna düşmemek dileklerimle...)

Sana çiçek getirdim; dikkatini çekmek için,
Her sabah karşıladım; bir gülücük görmek için,
Selâm durdum en önde; bir günaydın bekledim,
Okan'a gülümsedin; sanki beni görmedin.

Seni sevdim öğretmenim, yine de seni sevdim,
Bisikletim olsaydı, inan sana verirdim.
Sabah kırağıda geldim, buzda karda hep geldim,
Çok üşüdüm öğretmenim, üşümüşsün demedin.

Didem hastalanmış, Didem dedin, Şebnem dedin,
Züleyha'yı, Tolga'yı her fırsatta severdin,
Hasta oldum bilerek bunu, bunu hiç fark etmedin,
Sevgini kazanmayı bir tek ben beceremedim.

Kapılarda bekledim, tahtayı hep ben sildim,
Bazen ayağa kalktım, kimi zaman eğildim,
Gözümden yaş aktı bazen, kendi kendime sildim,
Sana yakın olmayı bir ben beceremedim.

Yedi binlere kadar birer birer yazın dedin,
Parmaklarım yoruldu, yazmaktan vazgeçmedim.
Defterlerine baktın Aytuğ ile Figen'in,
Dokuz yaprak doldurdum ödevimi görmedin.

Şiir verdin Nalân'a, Zühal'in resmini övdün,
Süreyya'ya güven verdin, beni hiç mi sevmedin?
Gücensem de öğretmenim, hiç kızmadım renk verdim,
Arka sırada ki Sinem, seni seven SİNEM'in.

 



ÖPÜCÜK KUTUSU

Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı.

Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip:

- Bu senin babacığım, dediğinde çok üzüldü.

Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı. Fakat kutunun içi boştu.

Kızına gene çıkıştı:

- Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?

Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı.

- O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum !

Babası o kadar çok üzüldü ki, koştu, kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı.

Aslında bütün insanlara böyle bir kutu mutlaka verilmiştir. Zor zamanlarda bu kutuyu çıkarıp içine bakabilmeyi başarmak, mutluluğun anahtarlarından biri olsa gerek. Umarım hayat boyu zor zamanlarında sizi mutlu edebilecek, böyle sayısız kutularınız olur.

 

 




ONA ANNE DE, YETER!

Annesinin karnındaki bebek doğumdan önce Allah ile konuşur.

Bebek : Allah'ım, Dünya'ya gideceğim ama orada ne yapacağımı bilmiyorum.
Allah : Senin için bir melek yarattım. O seninle ilgilenecek.
Bebek : Allah'ım, onların dilini bilmiyorum. Nasıl anlaşacağım?
Allah : Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecek.
Bebek : Allah'ım, Dünya'da çok kötülük varmış. Nasıl başa çıkacağım?
Allah : Meleğin seni canı pahasına koruyacak. Sakın korkma.

Derken melekler gelir, Dünya'ya gitme zamanının geldiğini söylerler. Bebek Allah'ın huzurundan götürülürken tekrar sorar.

Bebek : Allah'ım, benim için yarattığın meleğin adı ne?
Allah : Adının hiç önemi yok. Ona ANNE de, yeter.

(Bütün annelere sevgi ve saygıyla...)
**************************
 

Mevlananın resimi

MEVLANA'NIN 7 ÖĞÜDÜ


Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurlarını örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülülükte deniz gibi ol.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

 
 

**************************

UNUTABİLSEM... 

Hala hislerimde...
Hala özlemimdesin...
Sen acı, sen tatlı günlerimdesin...

Unutmak kolay olsa çoktan unuturdum,
Boşvermek kolay olsa kendimi avuturdum.
Faydalar faydasız,
İmkanlar imkansız,
Uzayan gecelerde saatler zamansız...

Ah ne yapsam ne yapsam...
Kurtulabilsem...
Ne yapsam gönlümü avutabilsem.
Kendimi unuttum, unutuldum da,
Bir seni benim gibi unutabilsem...
Hiç olmazsa yılda bir gün kavuşabilsem...


**************************

BİR ANI 

            Birinci sınıfı okutuyordum. Teneffüs saatiydi. Bütün öğrencilerim bahçeye çıkmıştı. Sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biri tek başına sınıfta oturuyordu. Başını ellerinin arasına almış, üzgün ve düşünceli görünüyordu. Öğrencilerimin üzgün olmalarına dayanamazdım. Hemen yanına gittim.

            - Neyin var canım? Neden böyle üzgünsün?
            - Öğretmenim, ben 2. Sınıfa geçmek istemiyorum!
            - Neden? Ama sen çok çalışkan bir öğrencisin.
            - Öğretmenim, ben 2. Sınıfa geçersem sizden ayrılırım diye korkuyorum.
            - Onun için mi üzgünsün? Ama sizi 2. Sınıfta da ben okutacağım. Sizi bırakmayacağımki...
            Bu cevabı duyunca çocuğun birden gözleri açıldı ve neşesi geldi. Koştu ve arkadaşlarının yanına oynamaya gitti.
 

**************************

ANNE TAVUK VE CİVCİVLERİ


           
Birinci sınıftan aldığım öğrencilerimi 5. Sınıfa kadar getirmiştim. Ne yazık ki 5. Sınıfı okutamadan başka bir okula tayinim çıkmıştı.
            Bir gün eski okuluma öğrencilerimi görmeye gitmiştim. Okulun önüne arabamla girişimle birlikte bütün öğrencilerim etrafıma doluştu. Kucaklayan kucaklayana, sarılan sarılana... Henüz teneffüstü. Beni sınıflarına davet ettiler. Okul idaresinden izin alarak sınıfa çıktım. Sınıfta bütün öğrencilerimin öyle sarılışları vardı ki, görmek gerek... Hani, anne tavuk yavru civcivlerini kanatları altına alır ya... İşte öyle bir şey... Ben de kollarımı açmış, bana sarılanlara karşılık veriyordum. Hatta bazıları ağlıyorlardı. Belli ki çok özlemişlerdi.
            Ders zili çalmıştı. Sınıfta gürültü de vardı. Sınıfın kapısı açıldı ve sınıfın yeni öğretmeni geldi. Manzara karşısında kapının önünde donup kaldı. Benim kim olduğumu anlamıştı. Kendimi tanıttım.  Öğretmen duygulanmış, gözlerinden yaşlar geliyordu. Ancak şunu diyebildi:

            -Ben bu yaşa gelene kadar böyle bir sevgi görmedim. Tebrik ederim. Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.


**************************

GÖNÜL


Nedir bu çektiğim senden,
Gönül derdin hiç bitmiyor.
Yediğin darbelere bak,
Bu da mı sana yetmiyor gönül.
Tam boyutlu görseli göster
Her çiçekten bal alırsın,
Her gördüğüne kanarsın,
Sen kendini ne sanırsın,
Belki birgün uslanırsın gönül.

Gönül günül gönül,
Uslan artık deli gönül,
Bak gelip geçiyor ömür,
Uslan artık deli divane gönül.
Tam boyutlu görseli göster
Dünya sana kalır sanma,
Geleceği dünden sorma,
Hergün gördüğün rüyayı,
Aldanıp da hayra yorma gönül.

                                                   Zerrin ÖZER

**************************

BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

          Necip Fazıl KISAKÜREK

**************************

BİR HATIRLATMA
CENNET BEDAVA, CEHENNEM PARAYLA

"Bugün ölsem nereye giderim?" diye her müminin muhasebe yapması gerekir. İnsanlar cehenneme girmek için canını ve malını veriyorlar. Cehennem parayla ve ücreti de çok pahalı... Cennete girmek için tek bir kuruş ödemiyorsun.
Namaz kaç para?
Abdest kaç para?
Namuslu yaşamak?
Kur'an okumak? Hepsi bedava.

Cehennem ise çok pahalı...
Kumar para,
İçki para,
Zina para, haramların hepsi para, hem de çok para...
(Benden hatırlatması) 
 
**************************
Kuruluş : 06.07.2009  
   
Facebook beğen  
   
Reklam  
   
 
  "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!..."  
SON DAKİKA HABERLERİ  
   
GAZETELER  
 
manşetler

sitene ekle

 
ÖNEMLİ LİNKLER  
 

e-okul

Veli Bilgilendirme Sistemi

İl ve İlçe İl Milli Eğitim Müdürlükleri

 
Bugün 1 ziyaretçi (57 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
BU SİTE, DÜNYANIN NERESİNDE OLURSA OLSUN YAPILAN HER TÜRLÜ HAKSIZLIĞI ŞİDDETLE PROTESTO EDER.